Pegasus Nereden Uçuyor?

Herkese merhaba. Kısa bir aradan sonra bir şeyler çizittireyim istedim. Son zamanlarda ekonomik biletleri ile bize gezme şansı yaratan Pegasus Havayolları kafama çokça takılıyordu. Nasıl oluyor da bu kadar ucuza yolcu taşımayı başarıyorlardı? İnternet üzerinde biraz dolanınca Pegasus’un iş modelinin zaten dünyada uygulanan bir iş modeli olduğunu öğrenmek ilginç oldu. Bu iş modeline DMH (Düşük Maliyetli Havayolu) deniliyormuş, gavurcasını da yazalım hemen LCA (Low Cost Airlines). Bu iş modelinde bazı genel geçer ilkeler var. İnternet üzerinde dağınık bir biçimde okuduğum bu ilkeleri anlayıp zihnimde biçimlendirdiğim şekilde size de aktarmaya çalışayım, hatamız olursa affola;

- Uçtuğun şehirdeki ikincil havalimanını kullan. Böylece alan vergisi, yer hizmetleri ile ilgili ücretler, vb. maliyetleri düşür. Pegasus’un şirket merkezi İkitelli’de olmasına karşın uçuşlarının neredeyse tamamını Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan  yaptığını bilmeyen yok sanırım.

- Uçaklardan çıkartabildiğin kadar ağırlık çıkart, çıkartamadığın ağırlık için ek ücret talep et. Pegasus bu ilkeye de uyuyor. Sıcak ikramlar için uçakta bulunan fırınlarının sayısını azaltıp, kişi başı bagaj hakkını 15 kilograma indirmiş durumdalar. Benim bilemediğim başka hafifletme yöntemleri de vardır muhtemelen. Peki uçağı hafifletmek ne işe yarar? Uçağı hafifletmek daha yüksek irtifada uçuş yaparak daha az yakıt harcama şansını yaratır. Bu noktada 2 soru akla gelir;  Yüksek irtifada uçuş yapmak neden yakıt tasarrufu sağlar? Cevap çok basit, yükseklik arttıkça havanın yoğunluğu azaldığından sürtünme de azalır (hatta uçaklarda sürtünmenin bir özel adı var, drag etkisi); sürtünme azalır ise hareket etmek için harcanacak enerji azalır, dolayısı ile bu enerjiyi sağlayan yakıttan harcanan miktar azalır. Bu açıklamadan sonra akla hemen başka bir soru geliyor; Madem yüksek irtifada uçmak yakıt tasarrufu sağlıyor neden tüm uçaklar (ağır olsalar bile) yüksek irtifadan uçmuyorlar? Burada işin içine biraz “Lise Fiziği” giriyor :) Bir kütleyi yerden belirli bir irtifaya taşıdığınızda ona potansiyel enerji yüklemiş olursunuz, başka bir deyişle bir kütleyi yerden yükseğe taşırken yer çekimi kuvvetine karşı iş yaparsınız. Bu işin büyüklüğünü veren formülün Pe = m.g.h olduğunu beynimizdeki Lise bölümünün tozlu raflarından çıkaralım. g sabit olduğuna göre bir nesneye yükleyeceğimiz enerjiyi değiştirecek 2 eleman var, kütle ve yükseklik. Kütlesi büyük bir nesneyi daha çok yükseğe çıkartmak için elbetteki daha çok enerji harcamak lazımdır. Kütleyi küçülterek irtifayı yükseltip aynı enerjiyi harcamaya çalışmak elbetteki daha mantıklı. Pegasus’un ağırlık alerjisinin temelinde bu gerçek yatıyor :) Bileti ucuza almanın bir bedeli olduğunu unutup da 30 kilogramlık bagaj ile havalimanına gidip kavga etmemek lazım :)

- Seyahat esnasında ücretsiz verilen yeme-içme hizmetlerini ücretli yap. Pegasus memleketimizin ve insanımızın alışkanlıklarına ters düşebilecek çok radikal bir uygulama yaptı, uçuş esnasında ücretsiz yapılan ikramları kaldırarak isteyene yeme-içme işini ücretli olarak sundu. Ve bence bu modeli çok iyi oturttu. Fahiş olmayan fiyatlarla dileyen yolcuya yiyeceği veya içeceğini seçme ve satın alma şansı verirken bilet fiyatını arttıran bir maliyeti de ortadan kaldırmış oldu.

- Bileti erken al ucuz seyahat et. Bu iş modelinde önemli olan noktalardan birisi de yüksek doluluk oranı yakalamak. Bu nedenle bileti erken satın alarak parasını erken ödeyen yolcu Pegasus için iyi yolcu (uçağın doluluk oranını yükseltme açısından). Uçuş zamanı yaklaştıkça bilet fiyatı da oransal olarak artıyor. O yüzden DMH iş modeli ile uçan bir firmadan bilet alacaksanız seyahat planınızı iyi yapıp biletinizi erken almanızda fayda var :)

- Biletleri İnternet üzerinden sat. Biletleri seyahat acentaları veya satış ofisleri üzerinden satmak bu yerlere verilecek komisyon nedeni ile maliyet arttırıcı oluyor. Dikkat ederseniz Pegasus promosyon biletlerini yalnızca İnternet sitesi üzerinden satarak yolculara bu şekilde bilet alma alışkanlığı kazandırmaya çalışıyor.

- Uçaklara daha çok yolcu almak için koltuk sayısını arttır. Ve tabii seyahat konforunu azalt :) Bu beni en çok bozan tasarruf yöntemi diyebilirim :) Neticede şu şekilde telkin ediyorum kendimi; otobüs ile aynı fiyata ama otobüsten daha dar bir koltukta seyahat ediyor olabilirim lakin otobüsten 10 kez daha hızlı gidiyorum, 1 saat için bu eziyete katlanabilirim :)

- Uçakları iyi bir planlama ile sürekli havada tut. İyi bir planlama ile uçaklara daha çok sefer yaptırmak verimi elbette arttırıyor.

İnternet üzerindeki mini araştırmamdan çıkan sonuçlar bunlardır. Pegasus bu kuralları iyi uygulayarak ülkemizin 2. büyük havayolu şirketi olmayı başarmış görünüyor. Özel havayolu şirketleri içinde 1. olduğu da kesin. Büyümeye devam ediyor. Umarım ülkemizin bir değeri olduğuna inandığım bu şirket yabancı sermayeye satılmaz.

Selamlar..

Categories: Havadan Sudan
Utku
EasyJet diye bir şirket vardı hafızam beni yanıltmıyorsa, bu iş modelini başarı ile gerçekleştirip gündeme getiren ve şu anda yolundan gidilen…

Bir bilgi; su, çay ve tuvalet :) ücretsiz uçakta.

Bir anı; Pegasus’un zamanında ücretsiz dediği otopark için benden 80 küsur lira almışlığı vardır… :)

Bir uyarı; uçakta sattıkları için fiş vermez. (Zaten benden başkası da istemez. :))
18 Aralık 09 at 19:03
bedo
Doğru tespit, EasyJet bu iş modelini ilk uygulayanlardan. Rynair diye bir şirket daha var. Şirket isimleri bol.

Su ve çay ücretsiz değil sanırım. WC konusunda bir şey diyemiyorum :)

Geçen hafta sonu Pegasus’un eko parkını kullandım (havaalanı dışındaki otopark), 2.5 gün için hiç bir ücret ödemedim. Arabayı park ettiğim yere kadar gelip aldılar servis aracı ile, dönüşte de arabanın yanına kadar bıraktılar. Çok da memnun kaldım.

Kılsın arkadaş :) Ne yapacaksın fişi?! Bu devlet kendisi kazıklanmak istiyorsa sana ne oluyor? Biz devlet memuru olarak zaten vergimizi peşinen ödediğimiz için devlet bize KDV iadesi yapardı. Bunu kaldırdılar. Ben şimdi neden fiş alayım? Artı KDV ve fiş dediğin şey devletin kayıt dışı ekonomi nedeni ile toplayamadığı vergiyi toplamak için bulduğu bir kurnazlıktan başka nedir ki? Ben vergimi maaşımı almadan veren birisi olarak su gibi bir ürüne ikinci bir kez vergi veriyor olmaktan dolayı şikayetçiyim. Ha fiyatın içinde zaten KDV var fiş almayarak satıcının cebine haksız bir tutar girmesin diyorsan o vatandaş da ürünü faturalı aldığına göre devlete KDV ödüyor. Velhasıl-ı kelam fiş bence gelir vergisini vermeyen veya az verenlerden vergi toplamak için uydurulmuş bir yöntem, adam gibi vergi toplansa KDV’ye ne hacet? Bu arada bu yazdıklarımın yazıda bahsettiğim şirket ile bir alakası yok :) Genel düşüncelerim..

Demek ki blogumu izleyen birileri var. Kıl da olsan sağol be Utku :))

Selamlar..
19 Aralık 09 at 18:31
Abi sen yaz buraya bu yazı gibi güzel akıl yürüterek, araştırarak yazılarını herkes takip eder. Ellerine sağlık, güzel olmuş :))
20 Aralık 09 at 02:30
bedo
Sağolasın Fatih :)
20 Aralık 09 at 15:58