Son günlerde gündemdeki film “Avatar”.. Her zaman olduğu gibi ansiklopedik bilgilere fazla bulaşmadan dün izlediğim filmle ilgili izlenimlerimi ve yorumlarımı paylaşmak isterim.
Filmi dün akşam 21.00 seansında izlemeye gittik. Her şeyden önce film uzun ve dünya çapında yarattığı merak sebebi ile öncesinde bol bol reklam var. Saat 21.00′de başlayacak diye gittiğimiz seans ancak 21.15 gibi başlayabildi. Film bittiğinde saatimiz 00.10 gibiydi. Bu bilgiyi filme gitmeden önce göz önünde bulundurunuz :) Uzun olmasına rağmen merak hissi ve akış sıkılmadan izlemeyi mümkün kılıyor. 2012′de yaşadığım bunalımı bu filmde yaşamadım. 3D ise tatminkar geldi bana; filmi izlememiş olanlar eğer fırsatları var ise 3D gösterim seçsinler. Pandora gezegeninde yaratılmış atmosferi 3D deneyimi ile izlemek gerçekten ilginç. İçerikle ilgili düşüncelerime gelir isek; Hollywood filmlerinde beni her zaman sıkan bir gelecek öngörüsü var. İnsanlık teknolojik olarak ne kadar ilerlese de Hollywood’a göre gelecekte kötülük, adaletsizlik, sömürü, vb. fenomenler aynen günümüzdeki gibi devam ediyor. Hollywood’un gelecek öngörülü pek çok filmine benzer olarak, insanoğlu yıldızlar arasında 5 yılı aşan seyahatler yapıp “Işık Yılı” mesafeler katetmesine rağmen sosyolojik yönden “Bir Arpa Boyu” yol gidememiş görünüyor. 5 yıllık seyahat sonunda ulaşılan uzak gezegenin mazlum halkı ezilip doğal kaynakları da sömürülmekte. Bu açıdan bakıldığında Irak işgaline gönderme yapıldığını düşünenler olabilir. Filmde bir sahnede Jake ve Albay Miles Quaritch arasında geçen diyalog bu önermeyi geçersiz kılıyor. Bu iki karakter ilk karşılaşmalarında konuşurlarken Jake SULLY’nin bacaklarını Venezüella’da savaşırken kaybettiğini öğreniyorsunuz. Bu konu hakkında çok fazla şey yazmayacağım. Zira Hollywood bu tip zihin etkileyici teknikleri sıkça kullanıyor. Gittiğiniz Hollywood filmlerinde bu tip teknikleri daha iyi süzebilmek adına; Venezüella’da bacaklarını kaybeden bir askerin -ki bu asker muhtemelen ABD askeri- Avatar gibi bir filmde neden bir figür olarak kullanıldığını kendinize sorup cevabı bulmaya çalışın. Filmden didaktik çıkarımlar yapmadan önce (uzaklarda bir gezegenin doğal zenginliği için sömürülmesi haksızlıktır, doğa tahrip edilerek zenginleşilemez, vb..) yukarıdaki soruya vereceğiniz cevabı iyi düşünün.
Neticede izlenebilirliği olan, 3D olarak izlendiğinde değişik bir izleyici deneyimi yaşatabilen ancak konu açısından ise yukarıda bahsettiğim Hollywood sendromlarını taşıyan bir film. Filmi en ilginç kılan şey bence hayal gücünün teknoloji ile harmanlanması sonucunda yaratılmış Pandora atmosferindeki detaylar. Bu detayları 3D izlemek de çok keyifli. Alt yazı konusunda ise şöyle bir yorumda bulunacağım; alt yazıları takip etmeye çalışırken ne yazık ki bir çok detayı kaçırmak mümkün. Bu yüzden filmi dublaj ile izlemek daha iyi olabilir düşüncesindeyim. Tabii dublajın da kendine göre problemleri var, genellikle dublajlı versiyonlarda orijinal seslendirme kadar temiz ve güçlü bir ses duyamıyorsunuz (Avatar’ın Türkçe dublaj versiyonunu muaf tutarım, çünkü izlemedim).
Gitmeyi düşünen kişilere yardımı olması ümidi ile..
Saygılarımla..

Herkese Merhaba,
Çok tantanası yapıldı biz de hadi gidelim-görelim dedik. Gittik, izledik; klişe geldi bana film. Elbette beğenenler vardır onların öznel düşüncelerine bir şey diyemem ancak burası benim blog’um olduğuna göre dilediğim gibi atıp tutabilirim :)
Son Yorumlar